Teknik Makaleler

Kar ve Buz! Dost mu Düşman mı?

Mesut Taşdemir

Kar ve buzun otomobilinize verdiği zararları biliyor musunuz? Doğru olduğunu sandığınız pek çok bilgi, aslında yanlış olabilir.

Her şey şehir efsanelerindeki kadar abartılı olmayabilir. Yani, örneğin donmuş kapıları açarken kapı sacı bükülmeyebilir. Ancak kar ve buzun otomobillerimize zarar verdiği de kesin. Soğuk bir sabahta motoru çalıştırmaya çalışırken bunu fark edebiliriz: Çünkü araç bir şekilde ağırlaşır, aşırı soğuyan plastik aksamdan tıkır tılar yükselir, V kayışından ses gelir, lastikler tahta gibiymiş gibi hissettirir, hatta süspansiyonbile sertleşir. Evet, otomobiller kar ve buzu yani soğuk hava şartlarını sevmezler. Tuz ise durumu daha da kötüleştirir: Zamanında temizlenmeyen tuzlu serpintiler, karoserin derin boşluklarına sızar ve burada paslanmayı hızlandırırlar. Hem de kış mevsiminin çoktan geride kaldığı günlerde bile paslandırma eylemlerine devam ederler. Kar ve buzun otomobillerimize nasıl zarar verdiğini ve kışla ilgili otomobil efsanelerinin doğru veya yanlış olduğunu alttaki satırlarda bulabilirsiniz.

Yanlış motor yağı kışın tehlikelidir

DOĞRU: Özellikle kış günlerinde üreticinin motor yağı kullanım tavsiyelerine uymak gerekir. Akışkanlığı yeter siz bir yağ motorun işini zorlaştırır. Eğer farklı seçenekler varsa, daha ince olanlar tercih edilmelidir. Örneğin 20W40 yerine 5W40 daha iyidir. Yağ değişim periyotlarına da tam olarak uyulmalıdır: Yağın içinde biriken su veya yakıt partikülleri, motor yağını öldürebilir.

Soğuklarda araç yıkamak işe yaramaz

YANLIŞ: Kış ayları için “ne kadar sık yıkarsanız o kadar iyidir” sözü geçerlidir. Çünkü hem çamur ve yola serpilen tuz, karosere zehir etkisi yapar. Bu nedenle en kısa zamanda temizlenmeleri gerekir. Düzenli yıkama, tuz ve çamurdan kurtaracağından, hem boya hem teknik aksamı korur. Yıkama öncesinde kaba buz ve çamurun basınçlı suyla temizlenmesi faydalı olacaktır.

Aküler kış günlerinde daha erken tükenir

DOĞRU: Düşük sıcaklıklarda akülerin performansları çok çabuk geriler. Sıfır derecede akü performansı yüzde 80’e gerilerken, marş motoru yüzde 150 performans ister. Bunun nedeni ise soğuk motor yağının akışkanlığını yitirmesi ve motor içi dirençleri artırmasıdır. Bakım gerektirmeyen türden de olsa akülerin bağlantıları ve elektrik kabloları düzenli olarak kontrol edilmelidir.

Motorin donmaya karşı dayanıklıdır

YANLIŞ: Yazlık motorin sıfır dereceden itibaren akışkanlığını kaybetmeye başlar. Bu nedenle kasım ayından itibaren, akaryakıt istasyonlarında eksi 22 dereceye kadar dayanabilen kışlık motorin satılmaktadır. Benzinde ise böyle problemler yoktur. Tamam, yazlık ve kışlık benzin (içinde soğuk çalıştırmayı iyileştirecek katıklar bulunur) farklıdır ama her iki tür de donamaz.

Kısa mesafeler motora zarar verir

DOĞRU: Soğuk çalıştırmalarda motorun hareketli parçalarındaki aşınmalar en yüksek seviyededir. Alternatör ise aküyü şarj etmekte zorlanır. Akü her motor çalıştırmada şarjından kaybeder ve günün birinde motoru çalıştıramayacak kadar zayıf düşebilir. Kısa mesafeli kullanımlarda, koltuk ısıtıcısı gibisinden elektrik harcayan gereksiz donanımların kapatılması faydalı olabilir.

Radyatör asla donmaz

YANLIŞ: Özellikle de antifriz miktarı yetersizse. Bu durumda sadece radyatör değil, motor da donabilir. Donmuş bir motorun, içindeki tüm sıvılar tekrar eriyene kadar asla çalıştırılmaması gerekir. Aksi taktirde marşa bastığınız anda motor zarar görecektir. Radyatör sistemindeki soğutma sıvısının donma noktasının, eksi 25 derecede tutulması en doğru hareket olacaktır.

Motoru ısıtmak zararlıdır

DOĞRU: Düşük devirler, düşük yağ basıncı anlamına gelir. Ayrıca soğuk çalıştırmada motora, yağ tabakasının süpürebileceğinden daha fazla yakıt püskürtülür. Piston ve silindir yüzeyleri arasında doğru bir yağ tabakası oluşmazsa, optimum yağlama gerçekleşmez. Bu nedenle motoru çalıştırdıktan hemen sonra, aracı orta devir seviyelerinde kullanmaya başlamak gerekir.

Kapılar ve fitiller donamaz

YANLIŞ: Nemli ve soğuk günlerde havadaki nem, kapı ile fitillerin arasına veya kilitlerin içlerine sızar ve sıcaklık sıfırın altına düştüğünde kilit ve fitiller donar. Bu sorundan kurtulmak için fitillerde düzenli olarak bakım ürünleri kullanmak ve kilitleri yıkama öncesinde su sızmalarına karşı bantlamak yeterli olacaktır. Ayrıca, buz çözücü ürünleri araçta değil yanınızda taşıyın.

Karoserin üzerindeki kar boyayı çizer

DOĞRU: Özellikle de kaba bir şekilde temizlenmeye çalışıldığında kar boyaya zarar verir. Çünkü karın içindede kir partikülleri bulunur ve bunların karosere sürtünmesi boyaya zarar verir. Bundan kurtulmak için, yola çıkmadan önce tüm karı temizlemek yerine ince bir katman bırakıp, yolda kendi kendine çözülmesini beklemek, en iyi çözüm olacaktır.

Buz yürüyen aksama zarar verir

DOĞRU: Sıfır derecenin biraz altındaki sıcaklıklar özellikle çok tehlikelidir. Çünkü karla karışmış çamur tekerlek bağlantı noktalarında birikir ve buralarda taş gibi sertleşebilir. Eğer bu buz tabakası salıncaklarda büyür veya davlumbaza basınç yaparsa, yürüyen aksam ağır hasaralabilir. Bu nedenle davlumbazlarda biriken buz kütlelerinin düzenli olarak temizlenmesi gerekir.

Tuzlu su fren performansını azaltır

DOĞRU: Zeminden sıçrayan tuzlu sular, damlacıklar halinde fren balataları veya kampanalara sızarak fren mesafesini kötüleştirebilir. Bu nedenle günümüzün bir çok modern otomobilinde, fren kurutma fonksiyonu bulunur: Sensörlerini kullanarak bir nemlenme sezen sistem, balataları hafifçe diske sürterek üzerinde oluşan ince su tabakasının kurumasını sağlar.

Tuzlu su karosere zarar verir

DOĞRU: Karlı yollara püskürtülen ve eriyen karın içinde çözünen tuz, metal aksam için saldırgan bir eriyiktir. Özellikle boyanın hasar görmüş kısımları veya çıplak metal yüzeyler bu saldırıdan en fazla etkilenen kısımlardır: Buralarda hızlı bir paslanma başlar. Bundan kurtulmanın tek yolu ise, kaportaya yeni boya veya cila yaptırmak olacaktır.

Editör Hakkında

Mesut Taşdemir

Mesut Taşdemir

1994 doğumluyum. OKS Türkiye birinciliği ile Fen Lisesi mezunu oldum. Daha sonra özel bir üniversitedede burslu devam ederken ailevi nedenlerden ötürü öğrenimimi kestim. Pamukkale Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği bölümünde devam ettirmekteyim. Halen daha severek okuduğum bölümle alakalı olması nedeniyle de otomobiller ile organik bir bağım var . Ve bakış açım hep bu yönde oluyor.