Teknik Makaleler

Sıfır Arabada Rodaj Süresi ve Yapılacaklar

Kaan Bozkurt
Ekleyen Kaan Bozkurt

Teknoloji çok gelişti rodaj diye bir şey kalmadı diye düşünebilirsiniz ancak mekanik parçalar olduğu sürece birbiri ile temas halinde olan bu mekanik parçaların alışma süreci elbette olacaktır. Tabiki gelişen teknoloji ile parçalar arasındaki hata payları çok düştü ancak sıfıra inmedi. O yüzden sıfır bir otomobil alındığında herkesin dikkat ettiği şeylerden biri de rodaj süresidir. Rodaj süresi veya halk arasında motorun alışması/motorun açılması diye bilinen durum aslında sadece motordan ibaret değildir. Yürüyen aksam, şanzıman, aktarma organları, lastikler, frenler gibi bir çok hareket eden, dönen veya çalışan şeylerin alıştırılması denilebilir…

Resim
1. Motor:
Yeni araçların çoğunda motor temel düzeyde alıştırılmış olsa da segmanların, valflerin vb. parçaların iyice alışması için dikkatli kullanılması gerekmektedir. Genellikle aracın kullanma kılavuzunda uyulması gereken kurallar yazmaktadır. Benzinli bir araba için 1000-3000km arasında çok yüksek devirlere çıkılmaması gerektiği yazar çoğunda. Segmanlar için motorun güzel basınç yapması gerekmektedir. O yüzden motorun vuruntu yapmadığı devirlerde gaza basılarak tatlı tatlı hızlanmalar yapılabilir. Ancak motor çok sıkıştırılıp aşırı ısıtılmamalıdır. Hem yağın yapısı gereği hem de ısınmayla oluşabilecek hararetin kötü etkileri sebebiyle aşırı sıkıştırılmamalıdır.

Soğuk motorda en az 30sn kadar yağlamanın düzgünce gerçekleşmesi için beklemek gerek. Motor ısınsın diye de dakikalarca beklemek sanılanın aksine zararlıdır. Benzin solvent yapıda olduğu için soğuk motorda zengin karışımda çalışırken benzin silindir duvarlarındaki yağı çözme eğiliminde olur. O yüzden motor çalıştırıldıktan sonra 30sn-1dk arası beklenip fazla devirlendirmeden sakin sakin ısınana kadar kullanılmalıdır. Dizel araçlar da rölantide çok zor ısındıkları ve yağın yeteri kadar akışkan olmaması tam koruma sağlamasını önler.

Sürüş esnasında ise sabit hızda kullanılmamalı ve hızın değişken olması faydalı olacaktır. Aslında bu motorun sabit devirde kalmasını önlemek içindir. Ayrıca vitesleri doğru zamanda değiştirerek vuruntu oluşturulmamalıdır. Son olarak motor katkısı adı altında satılan şeylerin sıfır motora koyulmaması gerekmektedir…

Resim
2. Lastikler: Sıfır araçta bütün aksamlar sıfır oluyor. Doğal olarak yeni lastiklerin de bir alışma süreci vardır. Ortalama bir lastik 500km kadar kullanılınca iyice alışmış oluyor. O yüzden bazı lastikçilerde sıfır lastik alınca, 100-200km sonra gel balans yapalım derler. Araba sıfır olmasa bile sıfır lastikler alındığında da bu madde geçerlidir. Aracınıza sıfır lastik aldığınızda ilk 500km kadar sert manevralardan ve frenlemelerden kaçınmalısınız. Ardından güzel bir balans kontrol iyi olacaktır. Alışma döneminde lastiklerden tam bir sürüş ve frenleme performansı beklememelisiniz ve o kadar zorlamamalısınız.

Resim
3. Debriyaj Sistemi ve Frenler: Lastikler gibi fren ve debriyajın da alışması gerek. O yüzden ilk 1000km kadar fren ve debriyajı zorlamamak gerek. Sert debriyaj ve fren kullanımından kaçınılmalıdır. Varsa kullanma kılavuzundaki uyarılara uymak gerek. Mesela ford ilk 100-200km şehiriçinde kullanıldıktan sonra 1000km kadar da şehirdışında kullanılması fren ve debriyajın tam alışması için iyi olduğunu söylüyor.

Resim
4. Şanzıman – Aktarma organları: Gelişen teknoloji ile aktarma organlarında ciddi bir rodar ihtiyacı yoktur, o yüzden ilk bakımda şanzıman yağı değişimi veya eklenmesi yapılmamaktadır. Soğukken fazla yük ve devir bindirilmeden yağın iyice ısınarak yağ filminin oluşması sağlanmalıdır. 5-10dk sakin kullanım ve yumuşak vites geçişleri ile ömrü çok uzun olacaktır. Islak zeminde/dönüşlerde aracın patinaja kalmamasına dikkat edilmelidir ki dişlilerin çok hızlı dönmesi ve üzerlerine aşırı yük binmesi önlenmiş olur.

Resim
Herkese kazasız belasız sürüşler :)

Not: Yazılı içerik JDM Spirit Turkey’e aittir. İzinsiz kullanılamaz.

Peki siz sıfır araç kullanımında dikkat edilecek şeyler hakkında ne düşünüyorsunuz, yorum için buraya tıklayınız.

Editör Hakkında

Kaan Bozkurt

Kaan Bozkurt

1992 doğumlu, özel bir şirkette yazılım mühendisi olarak çalışmaktayım, küçüklüğümde F1 izleyerek başlayan otomobil tutkum şimdilerde ustayla beraber araç altına girip yağ kir pas aldırış etmeden tamir etmeye kadar gitti :)
Ağustos böceği kıvamında bir Colt CZ3 sahibiyim.