İncelemeler

Mitsubishi Lancer uzun yolda ne yaktı? (Gezi Fotoğrafları içerir)

Vedat Özgürel
Uzun zamandır uzun yol ile ilgili birşeyler yazmıyordum. Kısmet Kurban bayramına nasip imiş. Malum Kurban bayramı ile herkes gibi ben de yola çıktım. Bazıları memleketine giderken bazıları otellere veya yazlıklarına gitti. Benim ise memleketim İstanbul olmasından mütevellit (kimseye inandıramıyorum) annemin yanına Datça’daki benimle yaşıt olan yazlığımıza gitmek üzere yola çıktık.
Öncesinde çatlak olan camdan dolayı muayeneden kalmış olan bendeniz ön camın gelmesiyle beraber Tuzla Tüvtürk’e cumartesi günü muayene tekrarına gittim ve çok şükür kurtuldum. Hem trafiğe fazla kalmamak adına hem de daha dinç bir şekilde gitmemize istinaden Pazar sabahı yola çıktık.
Saat 02.45’te çıktığımız yolu sırasıyla Eskihisar-Tavşanlı feribotu, Altınova’dan İzmir otobanına bağlanma, Bursa çıkışından çıkış, Susurluk, Balıkesir, Akhisar, Manisa, İzmir, Aydın, Çine, Muğla, Gökova, Marmaris ve Datça şeklinde üstteki haritada görebileceğiniz şekilde yaklaşık 10 saatte aştık.
02.45’te kalkmış olduğumuzdan feribotta tost, Selçuk’ta kahvaltı şeklinde yemek yediğimizden Datça’ya vardığımız saat 13.00’te sanki akşam yemeği yedik diyebiliriz 🙂
LPG dolu bir biçimde yaklaşık 100km yapılmış haliyle yola çıkmıştık ve LPG dolumlarını Akhisar civarında ve Muğla civarında yaptım. Ayrıca virajlı yola girmeden önce Marmariste’de dolum yapıp o şekilde çıkarak Datça yakıt ihtiyacımı da karşılamış oldum.
LPG fiyatlarının değişkenliği ise beni benden aldı açıkçası; İstanbulda 2.34’e aldığım LPG yer yer 3.09TL’ye kadar çıktı. Açıkçası nerde ucuz bulduysam ordan aldım. Şimdiye kadar ucuz lpg’den yana sorun yaşamadım halen daha yaşamıyorum. 🙂
Gittiğim ilk gün otomatikman ölü gün sayılıyor malesef. Bir sonraki gün ise gezmeye hazırdık.
İlk günümüz üstteki harıtada görüldüğü üzere Palamutbükü idi. Datça’ya görüldüğü üzere 29km’si olan bu yer küçük otelleri, pansiyonları ve sahil boyunca uzanan resturantlarıyla tam bir sahil kasabası. Bayram tatili dolayısıyla yer bulmak da zorlandığımız yerlerden biri olan Palamutbükü’nde en meşhur yerler Bonito ve Tuna resturantlar olurken bulabildiğimiz yerde balıkları kızarttıkları yağ ile patates kızartmalarından dolayı diğer yerlerin kıymetini daha çok anlıyorsunuz.
Şezlong konusunda günlük kişi başı 20-25TL harcanması halinde şezlong ücretsiz olurken zaten orada yiyip içtiklerinizle daha fazlasını harcayabiliyorsunuz. Tabi bu demek değil ki Datça çok pahalı 🙂
2.günde tekne turu yapacağımızdan deniz dönüşü akşam Datça merkeze yürüdük. Yürürken de elf gözlerim farklı araçları görmeme ihtimali yok denecek kadar az tabi 🙂
2. güne dair herhangi bir fotoğraf yok malesef. Tekne turu 60TL olup yemek dahil içecek hariç bir şekilde 5 koyda duruyor, Dilek mağarası, Domuz çukuru, Hayıtbükü, Palamutbükü, İnceburun ve Akvaryum’da duran teknenin durduğu 4 yere araç ile gidiş söz konusu olmadığını ayrıca belirteyim.
3. günde ise Perili Köşk denen kısma gittik. Havanın biraz serinlemesi ve rüzgarın olmasıyla beraber çok rahat bir deniz havası aldığımız bu günde rüzgarın etkisiyle dalgalıı bir deniz bizi bekliyordu. Normalde merkez taraflarında esen bu rüzgar karadan denize olması sayesinde dalga yapması minimum olurken berrak bir deniz sizi bekler ama yarımadanın şeklinden dolayı bu kısma denizden karaya esen rüzgar şeklinde nüksediyor. Oturduğumuz Gölmar otel şezlonglarında 40TL nakit karşılığında yiyip içtik ve iki günde yediklerimize göre daha lezzetli bir yemek ile karşılaştık ki yediğimiz karışık tost ve yanında gelen patates kızartması idi. Malesef gelen turist sayısı artan bir yerde kalite de o oranda düşüyor.
Tatilin 4. gününü ise merkeze daha yakın bir yer olan Kargı koyunda yapmaya karar verdik. Burada da güzel zaman geçirirken saat 4 civarında çocukların azması neticesinde buradan gitmemiz gerektiğiniz anladık. Koy genellikle rüzgar almayan ve durgun bir yapıda olmasının yanısıra sahilin hemen hemen olmaması neticesinde iskelenin üzerine şezlong konması şeklinde bır yapıya bürünmüş durumda. Araç olmayanlarında Datça merkeze inen otobüslerle gelebileceği bu koy o yüzden kalabalıklık bakımından genellikle pik yapan yerlerden biri. Sabah erken gitmemiz neticesinde ise denize sıfır şezlonglardan birini kapabilmiştik.
Akşamında merkez’de bir ziyafet çekelim dedik ve merkezdeki tek midye dolmacı olan Şirin Baba’dan 75(!) adet midyemizi hapur küpür yiyiverdik. 🙂
Tabi bir de bu kadar zaman denizde kalmak ve güneşlenmek neticesinde yanımızda tüp patlamış hale geldik 😀
Ve sıra geldi dönüş yolculuğuna; nasıl olsa 10 saat sürüyor diye sabahın körüne kendimizi heba etmeyip kahvaltı yapıp çıkalım dedik. Kavimler göçüne de fazla yakalanmamak adına Cumartesi günü çıktığımız yola ara ara sıkışmaları saymaz isek 12 saatte varabildik ve Feribotta iken güneşi batırdık.
Dönüş yolculuğumuzun başının Datça Marmaris yolu ile başlaması ve git gel yol olması sebebiyle ortalama 8.4lt’li değerleri görürken duble yollarla beraber düştü sonrasında Bursa Altınova arasını 140-190km/h hızlarla geçmem neticesinde ortalama tüketim 8.0lt/100km LPG oldu.
Yolculuk boyunca harcadığım yakıt, yol ve Feribotu sayarsak:
70TL Feribot gidiş dönüş
32,5TL Altınova-Bursa gidiş dönüş
4TL İzmir-Aydın Gidiş
313,09TL LPG harcaması
419,59TL Yekun
Daha az gezebilir, Bursa otobanına girmeyebilirdim fakat kaç kere geleceğiz Dünya’ya 🙂
Yorumlar için tıklayınız.

Editör Hakkında

Vedat Özgürel

Vedat Özgürel

1985’in Martında doğdum, Üniversite’yi Balıkesir’de Makine Mühendisliği olarak okudum, forumlara üniversiteden önce bulaştım, Bauforumu, Baulive, Pcworld dergisi forumu, Mitsubishi Club Turkey’de forum yöneticiliği yaptım. Şimdi burada forum yöneticiliği, ve yazarlık yapmaktayım. Resturant otomasyonları sektöründe test mühendisi olarak çalışmaktayım.