Testler

2013 Mitsubishi ASX İle Uzun Yol (ASX, Güney’e iniyor)

İlke BAYDUR
Ekleyen İlke BAYDUR

Selam arkadaşlar.

Hatırlarsınız, 3 Ocak tarihinde 2012 model makyajlı versiyon bir ASX Intense sahibi oluvermiştik. Araç 58.000 km’de idi ve ilk sahibi bayandan satılıktı. Bu aracın ilk test videosunu izlemek için Linke tıklayabilirsiniz.

Öncelikle yaptığım masrafları aktarayım sizlere;

1- Lastikler fabrika lastikleriydi (yokohama a349) ve bitik durumdaydılar. Önce 4 adet kışlık nokian wr d4, sonra da yazlık hankook ventus prime 3 aldım. şu an hankook’lar takılı.

2- İlk sahibi olan Hanımefendi ön sağ amortisörü patlatmış. 880 liraya ön 2 amortisör kyb marka orijinal fabrikasyon amortisörlerle değiştirildi.

3- Hanımefendi biraz sağını solunu çizmiş, ezmiş arabamızın 🙁 Aldığımız gibi Mitsubishi Yıldızlar’da mini onarım’a soktuk. 250 lira değerinde işlem yapıldı. Göçükler düzeltildi, ezikler halledildi. Tramer’deki tek hasarı da bu 250 liralık mini onarım oldu. Araçta değişen boya yok evet ama biraz yaşından ötürü çizikler ezikler mevcuttu. Çok az daha var ama bi ara onları da elden geçiririm belki bilemedim.

4- Kozmetik değişiklikler yaptım. Avrupa’dan krom parçalar getirttim. Ön farları led yaptık. Arka plaka lambasını led yaptık. Yaptıkta yaptık 😀

Şimdi gelelim yazımıza.

9 Haziran cumartesi sabah 3:00. Yola çıktık.

rotamız şöyle idi;

Sapanca’ya geldik. Oradan bilecik, afyonkarahisar, kütahya, ısparta, burdur ve sonunda antalya merkez. Merkez’den kemer’e geçtik. Göynük filan derken sonunda tekirova’ya ulaştık.

Ön koltukta ben, yanımda babam. Arka koltukta annem ve kız kardeşim. Ağzına kadar doldurulmuş bir bagaj, sürekli ‘auto’ modunda açık bir klima.

Sürüş izlenimlerim;

Evden çıkarken benzin depomuz yarım deponun 1 tırnak altında gibi gösteriyordu. Ne olur ne olmaz diye şimdiden benzinimizi alalım dedik ve soluğu küçükçekmece’de yolumuzun üzerinde bulunan total benzin istasyonunda aldık. depoda 18 litre benzin vardı. 45 litre daha ilave ettik ağzına kadar doldurduk depoyu. Koyulduk yola.

İlginç bir şekilde, sabahın dördünde yollar öyle sandığınız gibi bomboş değildi. Sanıyorum okulların kapandığı güne denk geldiğinden, insanlar bizim gibi tatil yollarına koyulmuşlardı.
90-120 gibi hızlarda kocaeli’ni geçtim, arkasından sakarya’ya ve oradan sapanca’ya vardım. Sapanca gölünden sonra bulunan Bilecik sapağına girerek yola kendi açımdan tam manasıyla koyulmuş olduk diyebilirim.

Bilecik, büyülü dağ manzaraları, tertemiz tabiatı, mis gibi havasıyla harika bir şehir.

Tedes’lere gelmeden ASX’imizin motorunu açmaya başladım, sürekli 90 giden ben biraz deneyelim ne olacak dedim vitesi çaktım 3’e başladım hızlanmaya.

Öncelikle; ASX, doluyken bile gayet rahat hızlanabilen bir otomobil. Ancak, vites aralıklarını iyi ayarlamanız gerekmekte. Şimdi gerçekçi konuşalım 5. viteste 4. viteste dağa tırmanamazsınız. Ama 3. viteste gayet tatminkar bir şekilde tabir-i caizse keçi gibi tırmanabiliyorsunuz :). Devirini iyi aldıktan sonra 4. viteste de tırmanır, ama önemli olan deviri iyi aldırabilmek. 4000-6000 devir arası ASX uçuşa geçiyor.  Bunun sebebiyse Tam takat (güç) ve tam tork bu devir aralıklarında emrinize amade.

140-160-180-190 derken babamın küfürleriyle karşılaşmamdan ötürü, tekrar sakin moduma geri döndüm. Aracın yüksek hızlarda stabilitesi çok başarılı. Yola yapıştığınızı hissediyorsunuz. Virajlara güvenle girip aynı güvenle çıkabiliyorsunuz.

Koca bir SUV olmasına rağmen, ASX kesinlikle kolay kolay yana yatmıyor. Bir sedan araba edasıyla geziyor yollarda. Açıkçası ben Lancer’dan çok bir farkını göremedim. Hatta Lancer’dan altının yüksek olması çok daha güzel. Lancer’ın altını istemeden sürtebilirken, ASX’in altını sürtemiyorsunuz.

160’a kadar gayet rahat rahat hızlanabilen ASX’in, bu hızdan sonra biraz nefesi kesilmeye başlıyor. Ama 190-200’ü de göremem demiyor. Bir aile otomobili için gayet başarılı bir sürat.

Bilecik’in dağlarını tepelerini gayet rahat aşıyoruz. Geliyoruz Afyon civarlarına. Afyon’da bir mola veriyor kahvaltımızı yapıyoruz. Aracımızın suyuna, motor yağına bakıyorum. Nokta eksiltme yok. Motorda ses değişikliği yok. Fan açma yok (klima kapattığımda açtığımda mecburen çalışıyor zaten). Durum çok iyi.

Geri kalan illerimizde de çok farklı şeyler yapmıyorum. Yeri geliyor 110-120, yeri geliyor 90-100.

Isparta biraz zorladı sadece. Yolları hem bozuk, hem de dağ tepe çıkıyorsunuz. Ayrıca çok keskin virajlar var. Ancak ASX, üstün yol tutuşu, gayet güzel çekişi ve konforuyla dağları tepeleri güle oynaya aşmamıza yardımcı oluyor. 120-140 gibi süratlerle bile keskin sayılabilecek virajlara girdim, hayatımda ilk defa denedim bunu ve tam not almayı başardı ASX.

Şimdi ASX’le ilgili uzun yolda olumlu ve olumsuz gözlemlerime geleyim. Olumsuzdan başlayayım.

1- Arka koltuklar. Çok dik, arka koltukta oturanlar hep dikliğinden şikayetçi oldular. Zaten ASX kullanıcılarının da genel şikayetlerinden birisidir bu diklik. İşin komiği koltuğu daha da dik yapma ayarı var. Japon arkadaşlar sanırım sake içerken biraz saçmalamışlar ve yatırma ayarı yerine dikleştirme ayarı koymuşlar 🙂
2- Yol sesi. Bendeki versiyon ne kadar 2013 makyajlı versiyon olsa da, yol sesini alıyor ASX. Kaçarı yok ne yazık ki. Rüzgar sesi olarak beni şaşırttı ama, 140’a kadar ciddi bir rüzgar sesi yok, çok başarılı bile diyebilirim. Sadece 140 sonrası büyük yan aynalardan biraz ses almaya başlıyor. Ama öyle yol sesi kadar rahatsız edici değil.
Bu yol sesi olayını ben çözeceğim. Mesela arka tekerlerin üstünde davlumbaz yok. Keçe davlumbazlar yaptırsam büyük ölçüde kesebilirim sesi.
3- Trim sesleri. Bir japon klasiği olarak, ASX’te gayet tabi bazı yerlerinden bozuk yollarda çıtırtılar tıkırtılar duyurabiliyor. Çözüm basit, radyoyu açınız 🙂 Ama bu sesler rahatsız edici değil kesinlikle. Ben fazla dikkatli olduğum için duyuyorum yoksa herkes duymayabilir.
4- Cam tavan. Bu sadece intense’ler için geçerli. Cam tavanda film var evet ancak, film ışığı geçiriyor ve tavan açıkken içerisi yanıyor. Keşke hiç ışık geçirmeyip ısıtmayan bir cam tavan sistemi olsaydı. Mecbur güneş varken kapalı oluyor tavan perdesi. Ne anladım ben bu işten..
5- Süspansiyonlar. ASX’in süspansiyon sistemi beni kendisine aşık etti. Harika bir yol tutuş, mükemmel ayarlanmış bir sertlik. Araç ne sert ne de çok yumuşak, tam kararında. Bu güne kadar kullandıklarımın en iyisi. Ardı ardına slalomlara girdiğim zaman kayma yok gibi bir şey. Çok nadir ASTC devreye girdi. Yüksek hızlarda bozuk yollardan geçilince araba resmen eski Mitsubishi Maraton otobüsler gibi güzel güzel beşik gibi yaylanıyor 🙂 Çok sevdim.
6- Konfor. On numara beş yıldız. ASX beklemediğim bir konfor gösterdi. 900 küsür km araba kullandım indim Antalya’da, hiç bir yerim ağrımıyordu. Yaptığım Kilometreler suratımdan okunmadı ilk defa. 69 bin liralık bir araba bu arkadaşlar, bu paraya sıfır b sınıfı yok artık.
7- Frenler. Guiness Rekorlar kitabına da giren fren sistemi, araç dolu haldeyken bile çok başarılıydı. Mesela Colt aracımda araç doluyken frenler ciddi zayıflıyordu ancak, ASX zayıflamıyor. 4 teker disk frenin de etkisi olabilir. Ani frenler yapmam gereken yerler oldu, ABS nadir devreye girdi. Çünkü iyi lastik seçimi ve başarılı fren sistemi herhangi bir tehlike görmedi ve ABS’yi devreye sokmadı zınk diye durdurdu koca arabayı.
8- Yerden yükseklik. Aşırı bozuk yerlerden, dağlardan tepelerden geçtim. Arkadaş bir kere bile sürtmez mi bir arabanın altı yahu? Üstelik doluydu araç !!! Maşallah. Eyvah sürteceğim dediğim yerlerde bile sürtmedi.
9- Performans. ASX gitmiyor diyenlere yav he he diyebilirsiniz. Gidiyor arkadaşım, kullanmasını bilene. 117 ps’i dolu dolu veriyor size.
10- Geniş iç hacim. Tek beğenmediğim kısım ilk maddede de bahsettiğim gibi arka koltukların dikliği. Bunun dışında, iç mekan geniş ve havadar. Bagaj gayet büyük. Koltuklar yumuşak ve konforlu. İç mekan malzeme kalitesi güzel, ön konsol ön kapı üstleri yumuşak plastik.
11- Kapı fitilleri. Bir D sınıfı araç kadar iyi bence. Kapıları kapatırken o meşhur tok sesini asx’te de hissediyorum.
12- Aydınlatma performansı. Mercekli far sistemi çok iyi çalışıyor. ASX bir projektör gibi en karanlık yerlerde bile mükemmel bir aydınlatma kalitesine sahip. Ben bir de gittim led ampul taktım, çok daha iyi oldu. Stock hali de güzeldi.
13- Güvenlik. Aracın içinde ben güvendeyim hissini yakalıyorsunuz. 140’la giderken 90’la gidiyormuş gibi hissediyor, 7 airbag, abs, esp gibi güvenlik sistemlerinin varlığıyla korkmuyorsunuz.
14- Direksiyon. Tam ayarında. Kaliteli bir deri malzemeyle kaplı. Hızlandıkça beton gibi sertleşiyor, yavaşladıkça tüy gibi yumuşacık. Harika bir manevra, dönüş kabiliyeti.
15- Cruise control. Lancer kullanıcılarını üzeceğim biraz 🙂 Harika bir şey. Keşke adaptif olsaydı ama yapacak bir şey yok diyoruz buna da şükür. Lancer’da hiç biri yok 😀
16- Görüş açıları. Yan Aynaların büyüklüğünü çoğu kişi yadırgıyor ancak, büyük bir araçta büyük bir ayna olmalı ki görüşünüz iyi olmalı. ASX’in görüş sıkıntısı kesinlikle yok. Her yeri neredeyse kartal gözü gibi net görebiliyorsunuz.
17- Şanzıman. Getrag mucizesi. Hafif kemikli, vites geçişlerinde sportif olarak tık tık sesleri çıkartan, performanslı sert kullanımlara uygun nefis geçişlere sahip. Çok çok beğendim.

Geldik antalya’ya. Benzin göstergem yine yarım deponun bir tırnak altında idi. Ve tüketim 5.7 litreyi, ortalama hız 102 km’yi gösteriyordu. Bu kalan yarım benzinle, ışık daha yanmadan ne olur ne olmaz diye burdur’da benzin aldım.
Ve tekirdağ’a gittim. Dönüşte burdur’da ciddi bir sağanak yağmur yağıyordu, göz gözü görmüyordu. ASX o sel yağmurunda bile yola müthiş bir şekilde tutunuyor. Yağmur kar çamur dinlemiyor, bu ona Babası Pajero’dan bir miras !!!

Burdur’da dönüşte yarım deponun bir tırnak altındaydı yine ve ne olur ne olmaz depoyu fulledim demiştim, ve o benzinle tekirdağ kumbağ’a gittim. Kumbağ’dan dönerken yandı depo. Tekirdağ çıkışında benzin aldım ve sonunda evimize dönebildim. Bu uzun yoldan çıkarttığım sonuçlar;

1- Bu araç hakikaten az yakıyor arkadaşlar. Bir mitsubishi sever olarak ben bile ilk yola çıkarken, bu arabanın 1.5 depoyla gidip geleceğine inanmamıştım. 1.5 depoyla bırak istanbul’a geri dönmeyi, tekirdağ’a gitti dönerken benzin ışığı yaktı ! Harika bir şey bu, dizel misin mübarek? C-HR Hbrit’ten sonra en az yakan SUV ASX’tir bana göre.
2- Ön yargılarınızı yıkın ! Mitsubishi, Japonya’nın en köklü üreticilerindendir. Amerika pazarında çok başarılı satış başarıları yakalamıştır ve hala yakalamaktadır. Türkiye’de hak ettiği değeri görmemesi kötü bir araba gibi yanlış, mesnetsiz bir algıya sebebiyet vermektedir insanlarımızda. Mitsubishi’nin bir şeyi kanıtlamasına gerek yok, Dünya’nın markası. Ralli efsanesi, dakar efsanesi. Daha ne olsun?
3- ASX sağlam bir arabadır. 2000 km’ye yakın yol yaptım ve yolculuk sonunda motoru açtım, ne yağ ne su eksiltme. gram bir eksiltme olmamış. Hatta ilginçtir motor şehir içi daha az yakmaya başladı gibi geliyor bana. Yolda motoru kendine mi getirdik nedir 😀
4- ASX bir aile arabasıdır. Alın eşinizi yanınıza, atın arkaya çocukları. Bagajı doldurun, gerekirse Intense ASX’te standart olarak sunulan tavan raylarına koyun port bagajınızı. Gazlayın Güney’e, Ege’ye. Korkmayın, arabanız az yakacak :).

Eğer paranız kıymetliyse, uygun fiyata çok kaliteli bir SUV almak istiyorsanız, sizi ASX ve Mitsubishi saflarında görmek isteriz. Deneyin, kullanın. Pişman olmayacaksınız.

Test yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz.

 

Otel’in otoparkı 🙂

 

Bu yazının telif hakları tamamen JDM Spirit Turkey yönetim kadrosuna aittir. İzinsiz kullanılması, kopyalanması yasaktır.

Editör Hakkında

İlke BAYDUR

İlke BAYDUR

1996 doğumluyum. Marmara Üniversitesi'nde Muhasebe ve Vergi Uygulamaları bölümünü bitirdim. Şu an Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde İşletme Lisans eğitimimi tamamlamakla beraber, bir yazılım şirketinde yazılım destek uzmanı olarak görev yapmaktayım. Küçük yaşlarımdan beri otomobillere olan merakımı ve bilgilerimi, Jdm Spirit Turkey ailesiyle birlikte icra ediyor ve beğeninize sunuyorum.

Yorum bırak

Araç çubuğuna atla